3 Şubat 2012 Cuma

etkilenmemek mümkün mü?



Biraz önce tanıştım bu bembeyaz,sevgi dolu blogger arkadaşımızla,içtenlikle dökülmüş satırları,yürek ısıtan fotoğrafları,ve leziz tarifleri ile..
izin istedim burada OKUDUĞUM VE ÇOK ETKİLENDİĞİM paylaşımı için,lakin cevap almadan paylaşmak istedim,bu günümüzün manası adına,belki benim gibi bir kaç kişiye daha ulaşır sesi ve bir kaç kişi bile olsa etkileniriz diye,
teşekkürler ediyorum  ADA ESİNTİLERİ,yüreğine sağlık.


Hadi okuyalım,


Anneannesinin sözleri yankilandi kulaklarinda: "Oglum namaz hiç bu vakte birakilirmi?" Anneannesinin yasi yetmise dayanmis, ama ezan
okundugu vakit yerinden siçrar, yasindan beklenmeyecek bir hizla abdestini alir ve namazini kilardi.

Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep... namaz son dakikalara kaliyor, bu sebeple namazini alelacele eda ediyordu. Bunu düsünerek kalkti yerinden, gözü saate kaydi. Yatsi ezaninin okunmasina on bes dakika kalmisti. Basini her iki yöne pismanlikla sallayarak, "Yine geciktirdim namazi." dedi kendi kendine. 

Kivrak hareketlerle abdestini aldi ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasina atti. Mecburen, hizli hareketlerle namazi eda 
etti. Tesbihatini yaparken anneannesini düsünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatli-sert kizardi yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kilisi vardi ki, onu hep bir gökkusagi hayranligiyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardi ki... hicabindan renkten renge girerdi. 

O gün aksama kadar derse girmisti. Müthis bir agirlik vardi üzerinde. Duasini yaparken, basini ellerinin arasina alip secdeye durdu. Namazdan sonra bir süre bu sekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanir gibi oldu. "Ne kadar da yorulmusum." dedi. Daldi gitti öylece.... 

Kiyamet kopmustu. Mahseri bir kalabalik vardi. Her yön insanlarla doluydu. Kimi dona kalmis, hareketsiz bir sekilde etrafi izliyor; Kimi saga sola kosturuyor, kimisi de diz çökmüs, basi ellerinin arasinda bekliyordu. Yüregi yerinden firlayacak gibi atiyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalisiyor,soguk soguk terler döküyordu. Hayattayken kiyamet, sorgu sual ve mizan hakkinda çok sey duymus ve ahiret hayati adina bu kavramlar kendisi için köse tasi olmuslardi. Ama mahser meydaninda ki ürperti, korku ve bekleyisin bu denli dehset verecegini düsünmemisti. 

Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir saga, bir sola bakti. "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi dudaklari titreyerek..... 

Kalabalik birden yarilmis, bir yol olmustu önünde. Iki kisi kollarina girdi. Mahser meydaninin vazifelileri olduklari belliydi. Kalabalik arasindan saskin bakislarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmislerdi. Melekler her iki yanindan uzaklastilar. Basi önündeydi. Bütün hayati, bir film seridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...." Sükürler olsun " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya açtim,Hep hizmet eden insanlari gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere kosuyor, malini islam yolunda harciyordu. Annem eve gelen misafirleri agirliyor, yemek sofralarinin biri kalkip, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum. Insanlara hizmete çalistim. Onlara Allah'i anlattim. Namazimi kildim. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçindim. "Kirpiklerinden asagi gözyaslari 
dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azindan sevdigimi zannediyorum." Diyordu. Ama bir yandan da O'nun için ne yapsam az, Cennet'i kazanmama yetmez." Diye düsünüyordu.Tek siginagi Allah'in rahmetiydi. 

Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sirilsiklam olmus, zangir zangir titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi 
bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kagit, mahser meydaninda ki kalabaliga döndüler. Önce ismi okundu. Artik ayaklari tutmaz olmustu. Neredeyse yigilip kalacakti. Heyecandan gözlerini kapamis, okunacak hükme kulak kesilmisti. 

Mahseri kalabaliktan bir ugultu yükseldi. Kulaklari yanlis mi duyuyordu? Ismi cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yigildi. Hayretten dona kalmisti." Olamaaaazzzz " diye bagirdi. Saga sola kosturdu. "Ben nasil Cehennemlik olurum? Hayatim boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber kosturdum. Hep rabbimi anlattim." Diyordu. 

Gözleri saganak olmus, titrek vücudunu islatiyordu. Vazifeli iki melek kollarindan tuttu. Ayaklarini sürüyerek ve kalabaligi yararak 
alevleri göklere yükselen Cehennem'e dogru yürümeye basladilar. Çirpiniyordu. Medet yok muydu? Bir yardim eden çikmayacak miydi? 

Dudaklarindan kelimeler kirik dökük, yalvarmayla karisik döküldü.."Hizmetlerim... Oruçlarim.... Okudugum Kuran'lar......Namaz'im....Hiçbiri beni kurtarmayacakmi?" diyordu. Bagira bagira yalvariyordu. Cehennem melekleri onu hiç sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yaklasmislardi. Basini geriye çevirdi. Son çirpinislariydi. 

Resülullah, "Evinin önünde akan bir irmak içinde günde bes defa yikanan bir insani o irmak nasil temizler, günde bes vakit namazda insani günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. "Oysa ki benim namazlarim da mi beni kurtarmayacak?" diye düsünüyordu. 

" Namazlarim.....Namazlarim....Namazlarim." diye diye hiçkirdi. Vazifeli melekler hiç durmadilar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun basina geldiler. Alevlerin harareti yüzünü yakiyordu. Son bir defa dönüp geriye bakti. Artik gözleri de kurumustu. Ümitleri sönmüstü. Basini öne egdi. Iki büklüm oldu. 

Kollarini sikan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi. Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere dogru düsüyordu. Tam bir iki metre düsmüstü ki, bir el kolundan tuttu. 

Basini kaldirdi. Yukariya bakti. Uzun beyaz sakalli bir ihtiyar onu düsmekten kurtarmisti. kendisini yukariya çekti. Üstündeki basindaki tozu silkerek ihtiyarin yüzüne bakti. 

"Siz de kimsiniz ?" dedi. 
Ihtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarinim." 

"Neden bu kadar geç kaldiniz ?Son anda yetistiniz. Neredeyse düsüyordum."dedi.... 

Ihtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Basini salladi; 

" Sen beni hep son anda yetistirirdin, ...hatirladin mi? 


Secdeye kapandigi yerden basini kaldirdi. Kanter içinde kalmisti. Disaridan gelen sese kulak kabartti. Yatsi ezani okunuyordu. Ok gibi yerinden firladi. Abdest almaya gidiyordu.

8 yorum:

  1. Bu yaziyi nezaman okusam kalbimin üzerinde bi agirlik hissederim, bunun hikaye kitabini babam ben kücükken almisti her gece okurdu her okumasindan icim bi hos olurdu bugün yine o hissi yasadim.. Gercekten ibretlik bi hikayedir bu rabbim hepimize vaktinde kilmayi nasip ettirsin insallah.. Kandilin mübarek olsun canim dualarinda bizleride eksik etme ..

    YanıtlaSil
  2. Allah bizi davet ediyor hergün,kurtuluş isteyen yokmu diyor
    felaha kavuşmak isteyen
    davet ediyorum diyor

    ama biz ne yapıyoruz, yan çiziyoruz
    amannn sonra giderim davete diyoruz...
    sadece başımız sıkışınca Allah yetiş diyoruz...


    bugün vesile olsun Rabbimizin çağrısına kulak vermeye...
    haydi kurtuluşa

    hayırlı kandiller....

    YanıtlaSil
  3. Rabbim hep idrak edenlerden etsin bu hikayeyi okudugum zaman bende hemen namaza kosmustum. Ama insa oglu iste bazen erteliyoruz ya da islerin arasina yerlestiriyoruz namazlari.
    Rabbim yar ve yardimcimiz olsun. Gecen mubarek olsun canim..

    YanıtlaSil
  4. canımmm çok güzeldi teşekkürler. öpüyorum

    YanıtlaSil
  5. Canım,
    çoook teşekkürler bu paylaşım için.Soluksuz okudum. Dilerim bu dünyayı yaşarken ahireti unutmayanlardan oluruz inşAllah.
    Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
  6. Tatlı ballıım, geç kaldım biliyorum amam geçmiş kandilin mübarek olsun şekerciğim. Herşey gönlünce olsun, yüreğin hep sıcacık olsun :) Çok çok öptüm, sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. Yaziyi burada paylasmaniza cok sevindim Allah razi olsun...

    Muhabbetle...

    YanıtlaSil